Yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı artış, küresel yarı iletken pazarındaki dengeleri değiştiriyor. Veri merkezlerinde kullanılan yüksek performanslı yapay zekâ çipleri, sektörün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi.
Güney Kore Kalkınma Bankası’na bağlı araştırma kuruluşunun yayımladığı çalışmaya göre küresel veri merkezi yapay zekâ çipleri pazarının 2024’teki 124 milyar dolarlık büyüklüğünden 2030’da yaklaşık 860 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Bu dönem için hesaplanan yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 38.
Yatırım yarışı hızlandı
Büyümenin arkasındaki temel etken, üretken yapay zekâ uygulamalarının gerektirdiği hesaplama kapasitesindeki hızlı artış.
Teknoloji şirketleri yeni veri merkezleri kurarken mevcut merkezlerde kullanılan sunucu ve hızlandırıcıların da daha güçlü çiplerle yenilenmesi gerekiyor.
Bu durum yalnızca yapay zekâ işlemcisi üreticilerini değil, bellek çipleri, ağ ekipmanları, optik bağlantılar, enerji sistemleri ve soğutma teknolojileri üreten şirketleri de büyüyen bir pazarın parçası haline getiriyor.
Rekabet yalnızca Nvidia ile sınırlı değil
Yapay zekâ hızlandırıcıları pazarında Nvidia güçlü konumunu korurken büyük teknoloji şirketleri kendi çiplerini geliştirmek için yatırımlarını artırıyor.
Yarı iletken üreticileri açısından rekabetin bir başka önemli alanını yüksek bant genişlikli bellek teknolojileri oluşturuyor. Yapay zekâ sistemlerinin artan veri işleme ihtiyacı, gelişmiş bellek çiplerine yönelik talebi de yükseltiyor.
Araştırmada özellikle Güney Koreli yarı iletken şirketleri açısından önümüzdeki üç ila beş yılın kritik olacağına dikkat çekiliyor.
Veri merkezi yatırımları belirleyici
Yapay zekâ şirketlerinin büyüyen hesaplama ihtiyacı küresel veri merkezi yatırımlarını da hızlandırdı. Çip üreticilerinden enerji şirketlerine kadar genişleyen yeni ekosistem, teknoloji sektöründeki sermaye harcamalarının önemli bölümünü kendine çekiyor.
2030’a ilişkin 860 milyar dolarlık tahminin gerçekleşmesi halinde yapay zekâ çipleri, küresel yarı iletken sektörünün en büyük pazarlarından biri haline gelecek.
Kaynak: Korea Development Bank Research Institute

