Yapay zekâ yatırımlarında yaşanan küresel yarış yalnızca çip ve enerji piyasalarını değil, endüstriyel metalleri de yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşümün merkezindeki emtialardan biri ise bakır.
Veri merkezlerinin hızla çoğalması, elektrik şebekelerinin genişletilmesi ve enerji dönüşümünün devam etmesi bakır talebini artırırken, yeni madenlerin aynı hızda devreye alınamaması önümüzdeki yıllarda arz-talep dengesinin daha da sıkışabileceğine işaret ediyor.
Bakır madenciliği şirketlerini izleyen Global X Copper Miners ETF’nin son bir yılda yüzde 37 yükselmesi de piyasadaki beklentinin finansal varlıklara yansımalarından biri olarak gösteriliyor.
Bir veri merkezi 50 bin ton bakır kullanabilir
Bakır, yüksek elektrik ve ısı iletkenliği nedeniyle veri merkezlerinde güç dağıtımından soğutma sistemlerine kadar çok sayıda kritik noktada kullanılıyor.
Bakır Geliştirme Birliği verilerine göre geleneksel bir veri merkezinin bakır ihtiyacı 5 bin ila 15 bin ton arasında değişirken yeni nesil büyük tesislerde bu miktar 50 bin tona kadar çıkabiliyor.
Yapay zekâ yatırımlarındaki büyüklük de talebin neden hızla arttığını ortaya koyuyor. Alphabet, Amazon, Microsoft ve Meta Platforms’un bu yıl için toplam 735 milyar dolarlık sermaye harcaması planladığı, bu yatırımların önemli bölümünün veri merkezlerine yöneldiği belirtiliyor.
McKinsey’nin tahminlerine göre ise küresel veri merkezi yatırımları 2030’a kadar 7 trilyon dolara ulaşabilir.

Küresel bakır talebinde yüzde 50 artış beklentisi
Bakır talebindeki yükselişin yalnızca birkaç yıllık bir yatırım dalgasıyla sınırlı kalmayacağı öngörülüyor.
S&P Global’in tahminlerine göre yapay zekâ ve veri merkezlerinden kaynaklanan bakır talebinin üç katına çıkmasının da etkisiyle küresel bakır talebi 2040’a kadar yüzde 50 artabilir.
Üstelik veri merkezleri denklemin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Yeni tesislerin ihtiyaç duyduğu elektriğin sağlanabilmesi için iletim ve dağıtım şebekelerinin de büyütülmesi gerekiyor.
Uluslararası Bakır Birliği verileri, dünyada üretilen bakırın yaklaşık yüzde 44’ünün elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımında kullanıldığını gösteriyor.
Arz tarafının en büyük sorunu zaman
Talep hızla yükselirken bakır piyasasının karşı karşıya bulunduğu temel sorunlardan biri yeni üretim kapasitesinin kısa sürede artırılamaması.
Şili ve Peru gibi önemli bakır üreticilerinde cevher kalitesinin düşmesi maliyetleri artırırken önümüzdeki birkaç yıl içerisinde faaliyete geçmesi beklenen büyük ölçekli yeni maden projelerinin sınırlı olduğu belirtiliyor.
S&P Global Market Intelligence verilerine göre yeni bir bakır madeninin keşif aşamasından ticari üretime ulaşması 16 ila 18 yıl sürebiliyor.
Mevcut madenlerin kapasitesinin artırılması ve hurda bakır geri dönüşümünün büyümesiyle 2027’de piyasada geçici bir rahatlama yaşanabileceği değerlendirilse de yeni proje eksikliği uzun vadeli arz açısından önemli risk olmaya devam ediyor.
Gözler 2028’e çevriliyor
Yapay zekâ veri merkezleri, elektrik altyapısı yatırımları ve enerji dönüşümünün aynı anda bakıra ihtiyaç duyması, arz tarafındaki gecikmelerle birleştiğinde 2028’e doğru bakır piyasasındaki sıkışıklığın daha görünür hale gelebileceği beklentisini güçlendiriyor.
Bu tablo bakırı, yapay zekâ yatırım dalgasının çip ve elektrikten sonraki kritik halkalarından biri haline getirirken arzın talep artışına ayak uyduramaması halinde fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının da güçlenebileceği değerlendiriliyor.

