Altın ve gümüşte son dönemde yaşanan sert fiyat hareketleri, yüksek seviyelerden alım yapan yatırımcıların kayıplarını büyüttü. Dünya Gazetesi TV’de Hande Eğilmez Eniş’in sorularını yanıtlayan yatırım uzmanı Mert Başaran, özellikle büyük birikimlerin tek bir yatırım aracına yönlendirilmesinin taşıdığı riske dikkat çekti.
“3+1 daire param vardı, 2+1’e düştü”
Başaran, altındaki düşüşün ardından kendisine ulaşan bir yatırımcının yaşadığı kaybı şu sözlerle anlattı:
“Altında da çok ciddi mağdur oluşmaya başladı. Bir tanesi o kadar büyük para yatırmış ki ‘Paramın yüzde 30’u gitti’ diyor. ‘3+1 daire param vardı, 2+1’e düştü’ diyor.”
Başaran’ın verdiği örnek, özellikle fiyatların yüksek olduğu dönemlerde büyük tutarlarla tek seferde altına girmenin yaratabileceği riski yeniden gündeme taşıdı.
Gümüşte kayıp daha da sert
Başaran, benzer bir tablonun gümüş yatırımında da yaşandığını belirtti. Yakın çevresinden bir kişinin Nişantaşı’ndaki dairesini sattıktan sonra elde ettiği parayla yüksek seviyelerden gümüş aldığını anlatan Başaran, yatırımın değerinin yaklaşık yarıya gerilediğini söyledi.
Değerli metallerdeki kayıpların yalnızca finansal portföyleri değil, yatırımcıların konut ve diğer varlık tercihlerini de etkileyebileceğini belirten Başaran, nakit ihtiyacı nedeniyle gayrimenkulünü veya otomobilini satmak isteyenlerin arttığına dikkat çekti.
“Tek ürüne yüklenmeyin”
Başaran’ın yatırımcıya temel uyarısı ise portföy çeşitlendirmesi oldu. Büyük miktardaki birikimin tek bir hisseye, altına, gümüşe ya da başka bir yatırım aracına bağlanmasına karşı olduğunu belirten Başaran, riskin farklı varlıklar arasında dağıtılması gerektiğini savundu.
Küçük tutarlardaki yatırımlarda yaşanabilecek kayıpların zaman içinde telafi edilebileceğini ifade eden Başaran, yatırım miktarı büyüdükçe sermayeyi koruma yaklaşımının daha önemli hale geldiğini söyledi.
Altın yatırımcısının gündeminde sert dalgalanma var
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan sert hareketler, özellikle zirve seviyelere yakın fiyatlardan alım yapan yatırımcıların maliyetlerini yeniden gündeme getirdi. Başaran’ın açıklamaları da fiyatın yönünü tahmin etmekten çok, yatırımcının portföyündeki riskin nasıl dağıtıldığına dikkat çekiyor.
