Altın yatırımcısının yakından izlediği sert düşüşün ardından piyasada ilk toparlanma işaretleri görülüyor.
Ons altın 4.113 dolar seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık iki ayın en düşük düzeyini gördü. Ardından gelen alımlarla yeniden 4.130 doların üzerine çıktı.
Son dönemde altın üzerindeki baskının başlıca nedenleri arasında doların güçlenmesi, ABD tahvil faizlerinin yükselmesi ve Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler bulunuyor.
4.000 dolar kritik destek
Altındaki son yükseliş şimdilik bir tepki hareketi olarak değerlendiriliyor.
Piyasa açısından aşağıda en önemli psikolojik eşiklerden biri 4.000 dolar. Ons altının bu seviyenin üzerinde kalmayı başarması, satış baskısının sınırlanması açısından önem taşıyor.
Ancak 4.000 doların aşağı yönlü kırılması halinde altındaki düzeltmenin daha da derinleşmesi riski gündeme gelebilir.
Bu nedenle yatırımcı açısından mevcut seviyelerde yalnızca günlük yükselişe değil, 4.000 dolar bölgesinin korunup korunmadığına da bakmak gerekiyor.

Yukarıda gözler 4.275 dolarda
Altının yeniden güçlü bir yükseliş eğilimine girdiğinin söylenebilmesi için ise yukarıdaki dirençlerin aşılması gerekiyor.
Piyasa değerlendirmelerinde özellikle 4.275 dolar seviyesi öne çıkıyor. Ons altının bu bölgenin üzerine yerleşmesi, kısa vadeli görünümün yeniden altın lehine dönmesi açısından önemli bir sinyal olabilir.
Bu durumda 4.400 dolar bölgesi yeniden gündeme gelebilir.
Ancak 4.275 dolar aşılamadığı sürece mevcut hareketin sert düşüş sonrasında gelen bir tepki yükselişi olarak kalma ihtimali bulunuyor.
FİYAT DÜŞTÜ, ALTIN FONLARINA 10 MİLYAR DOLAR GİRDİ
Altın piyasasında fiyat hareketinden daha dikkat çekici bir veri yatırımcı cephesinden geldi.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre ons altın eylül ayını 4.176 dolar seviyesinde ve yüzde 8,5 kayıpla tamamladı.
Buna rağmen küresel fiziki altına dayalı ETF’lere eylül ayında yaklaşık 10 milyar dolarlık net giriş gerçekleşti. Fonların altın varlıkları bir ayda 67 ton artarak 4 bin 256 tona yükseldi.
Üçüncü çeyrekte altın ETF’lerine gerçekleşen toplam para girişi ise yaklaşık 31 milyar dolara ulaştı.
Böylece altın fiyatı düşerken fon yatırımcısının pozisyonunu küçültmek yerine altın varlığını artırdığı bir tablo ortaya çıktı. Bu ayrışma, orta ve uzun vadeli altın talebinin tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor.
Yatırımcı şimdi neye bakmalı?
Altında bundan sonraki hareket açısından tek başına fiyat seviyeleri yeterli olmayacak.
Doların seyri, ABD tahvil faizleri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler kısa vadede altının yönünü belirleyecek temel göstergeler arasında.
Jeopolitik riskler, kamu borçlarının yükselmesi ve küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler ise orta ve uzun vadede güvenli liman talebini destekleyebilecek faktörler olarak öne çıkıyor.
Mevcut görünümde yatırımcı açısından tabloyu iki rakam özetliyor: 4.000 dolar aşağı yönlü risk açısından, 4.275 dolar ise yeniden güçlenme açısından kritik eşik.
Dolayısıyla iki ayın dibinden gelen yükseliş önemli olsa da “altında düşüş sona erdi” demek için henüz erken.

